Cüneyt Ali Mert, Eğitim., Gelecek.

MIT’nin Planı Ne? – 2

Önceki yazımızda MIT’nin bir plan içerisinde olduğunu ve bu plana Scratch ile başladığını anlatmıştık. Bu yazımızda ise MIT’nin amacını sizlerle paylacağım.

MIT, Scratch ile birlikte block-based dediği yöntemle yazılım dünyasına yeni bir kavram getirmiş oldu aslında. Bu kavram sayesinde kod ezberlemek zorunda kalmadan da programlama yapılabildiğini gösterdi tüm yazılım dünyasına. Teknolojinin her geçen saniye kendini biraz daha geliştirdiği, elimizde bulunan tüm teknolojik imkanların daha iyisinin sürekli meydana çıktığı şu zamanda yazılım dünyası temelden hiç sarsılmadı aslında bu zamana kadar. Tamam frameworkler türedi artık eskisi kadar çok satır yazmıyoruz belki veya bazı şeyleri biz üretmek zorunda kalmadan hazır düşünülmüş ve üretilmişleri kullanarak çok pratik uygulama geliştirebiliyoruz da aslında, tabi eskiye göre. Peki yeni nesil yazılımcı olacağı zaman şimdi bizim kolaylık olarak gördüklerimizi “çok uzun bu işlemler yahu” diyerek karşılamayacak mı peki? Tabiki karşılayacak, çünkü hiç biri Kobol’da, Pascal’da veya Basic’de kodlama yapmamış olacak, hepsi OOP zamanı çocukları. (OOP, Object Orient Programming-Nesne Yönelimli Programlama)

Sözü fazla uzattım toparlıyorum.

Eskiye göre aslında teknolojinin getirdiği herşey daha kompleks olurken aynı zamanda daha çok kullanıcı dostu da oluyor. Yazılım geliştirmede de böyle temelden bir değişiklikten bahsetmeye çalışıyorum aslında. Block-Based yazılım geliştirme de tam bu noktada hayatımıza giriyor işte. “Scratch ile ne yazabiliriz ki?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

MIT App Inventor

mit-app-inventor-1

İşte tam da bundan bahsediyorum. Scratch ile yetiştirdiğimiz nesil gelecekte aynı yöntemle artık yazılım da geliştirecek. Bunun ilk platform denemesini gene MIT App Inventor ile yaptı ve artık online bir platformdan hem de Android uygulaması geliştirme şansınız var. Tamamiyle Scratch gibi block-based mimariyle bu yazılımı üretebiliyorsunuz.

MIT App Inventor’un kendi sitesinde de anlattığı gibi yazılım konusunda çok acemi birisinin bile yapabileceği kolaylıkla bir Android uygulaması geliştirme şansınız var artık. MIT bu çalışma için gene kendi bünyesinde bulunan Yapay Zeka Laboratuvarlarından da (CSAIL) destek almış. Prof. Hal Abelson ve Google Education’dan bir ekibin de çalıştığı bu projeyle App Inventor ortaya çıkmış. Verilen bilgilere göre şuana kadar 4,7 milyon Android uygulaması bu platformdan geliştirilmiş. Tabi büyük ihtimal bu sayının içerisinde ilk denemesini yapanlar, proje açıp-kapayanlar da sayılıyordur lakin, bunun için bile büyük bir rakam. Bu yazımızı ben yazıyorken, siz de okuyorken bu sayı git gide çoğalıyordur çünkü verdikleri başka bir rakamda bu online platform haftada ortalama 85 bin kişi tarafından kullanılıyor.

mit-app-inventor-3

MIT bu uygulamayı tanıtmak ve yaygınlaştırmak için bir çok etkinlik te yapıyor lakin çoğu ABD sınırlarında olan bu etkinliklere ne yazıkki mesafe bizim ülkemizden katılım şansımızı zora sokuyor.

MIT App Inventor’u kullanmak için Google Mail hesabınız olması yeterli. Buna bağlı olarak login oluyorsunuz ve platform karşınıza çıkıyor. Sonrası yukarıda da anlattığımız gibi Scratch’a çok benziyor. Tek farklı bir de mobil arayüz dahil etmişler ve istediğiniz gibi tasarlamanıza imkan sağlamışlar.

Geliştirdiğiniz uygulamaları sanal emulator yardımı ile test etme şansınız var. “Ben kendi cihazımda test etmek istiyorum” derseniz da ona da çözümleri var tabiiki. Üretilen QRCode’u okutup uygulamayı cihazınızda açabiliyorsunuz. Hatta telefonu kablo yardımı ile bilgisayarınıza bağlayıp ta atabilirsiniz, bu da mümkün.

mit-app-inventor-2

Bu konuya meraklı türk yazılımcılardan bazıları da kendi bloglarında bazit uygulama tarifleri vermişler, internette ufak bir araştırmayla hepsine ulaşabilirsiniz.

Peki MIT’nin Planı Ne?

Planı aslında gözler önüne sermiş olduk. MIT bu çalışmalarıyla yazılım dünyasına yeni bir soluk getiriyorken bu soluğu da kendisinin yönetmesi konusunda gayet başarılı adımlar atıyor. Böyle bir yöntemin öğrenilmesi için Scratch derslerinin önemi artık daha net ortaya çıkmış oluyor. Eğitim müfredatını bile şuan kendisi veriyor aslında enstitü ve farklı düşüncelere çok ta şans bırakmıyor bu çalışmalarıyla.

Yeni nesil gençlerin artık daha tez canlı olduğunu görüyoruz tüm eğitimciler olarak. Bizim üniversite yıllarımızda 2-3 ders blok yaparak işlediğimiz derslerin yerini pratik 10-20 dakikalık dersler alacak gibi görünüyor. Bunun özellikle yazılım eğitiminde olacağını düşünürsek bir an önce bu duruma ayak uydurmak zorunda olduğumuzu da görüyoruzdur herhalde.

Son olarak şunu da söyleyeyim, tekrar olsun hatta, Scratch’ın analitik düşünme yeteneğini desteklediğini ve ilkokul-ortaokul seviyesindeki tüm çocuklara bu eğitimin verilmesi gerektiğini bir önceki yazımızda yazmıştık. Bu eğitim artık her gencin ileride kendi uygulamasını hızlıca geliştirip kullanmasına da sebep olacak belki de. Bu sebepten en kısa sürede eğitim müfredatımıza böyle bir dersi dahil etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Previous ArticleNext Article