Osman Koc

Eğitimde Instagram Kullanmak İçin 10 Yöntem

Bir çok öğretmen Facebook hesabına öğrencilerini ekleyip, sosyal medya üzerinden iletişim kurmuş durumda. Ama artık öğretmenler için sosyal medya etkileşimini Facebook ile sınırlı tutmak yeterli olmuyor. Çünkü yeni nesil öğrencilere faydalı olmanın yolu, onların sınıflara gelmesini beklemekten geçmiyor. Onlar nerede, biz orada.

Instagram platformunun eğitim süreçlerinde kullanımına dair bazı örnekleri sizler için derledik. Ve işte geliyor…

  1. Korumalı bir hesap oluşturun, sadece öğrenci ve velilerin takibine müsade edin. Öğrencilerin ders projelerini fotoğraflayıp bu hesap üzerinden paylaşın. Takdirlerinizi paylaşmaktan da geri durmayın.
  2. Son dersinizde anlattığınız konuyla ilgili bir soruyu o günün akşamında instagramdan yayınlayın, bileni ödüllendirin. Böylece dersi tekrarı teşvik edin.
  3. Derse katılımını arttırmak istediğiniz bir öğrencinize görev verin, ders esnasında fotoğraflar çekerek kısa notlarla bunları paylaşmasını isteyin. 
  4. Öğrencilerden okudukları kitapları #hashtag kullanarak paylaşmasını isteyin. Yorumlarda kitap üzerine tartışmaları teşvik edin.
  5. Ortak bir sınıf #hashtag i belirleyin. Bu hashtag ile yapılmış paylaşımlardan poster bastırıp sınıfta asın. Paylaşımların içeriğini ders konunuzla ilişkilendirin.poster2
  6. Deneylerin aşamalarını fotoğraflayarak yayınlamalarını isteyin.
  7. Instagram üzerinden günlük tutmaya teşvik edin.
  8. Haftanın en popüler paylaşımına aday olacak fotoğraf çekmeye teşvik edin. Haftalık anket düzenleyerek online olarak oylattırın. Instagram_Contests-960x500
  9. Bir sonraki dersinize dair merak uyandırıcı bir paylaşımda bulunun, ders öncesi fikirlerini yorum olarak yazmalarını isteyin.
  10. Sınıfta bir instagram panosu oluşturun ve maksadınıza uygun olarak seçilen öğrenci paylaşımları ile panoyu doldurun.

Instagram veya herhangi bir sosyal medya aracının eğitimde kullanımı elbette bunlarla sınırlı değil. Ancak bu gibi uygulamaları yaparken, sosyal medyanın acımasız yüzüyle karşılaşmamak için öğrencilere maksadınızı iyi anlatmalı ve sınırlarını çizmelisiniz.

Somutlaştırarak Öğrenme İle Kıpır Kıpır Dersler

İyi sınıf ve kaliteli dersin nasıl olacağına dair anlayış son yıllarda hızla değişiyor. Adeta bir askeri okul görünümündeki sınıf ortamı yıllardır öğretmenlerin arzu ettiği ders yapma şekliydi. Nesillerin değişimi, teknolojik gelişimler öğrenme şekillerini farklılaştırdığı gibi sınıf ortamları da bu görünümden hızlıca uzaklaştı. Eğitimciler hazırlıklı olmadıkları bu yeni ortamlarda nasıl ders yapacaklarını arar oldular. Artık öğrencilerin hem çok eğleneceği hem de kalıcı ve verimli öğrenmenin sağlanabileceği dersler yapmak her öğretmenin hedefleri arasında.

Son yıllarda bu konuda ardı ardına araştırmalar yapılıyor. Eğitimbilimciler ve tıpçıların ortak çalışmaları neticesinde gün geçmiyor ki yeni bir bilgi gazete manşetlerine düşmesin. Bu araştırmalardan birisi de, beyinde vücut hareketlerini kontrol eden bölge ile öğrenme arasındaki bağlantıyı aydınlattı.

Öğrencilerin eğitim sürecinde vücutlarını kullanması, başta alakasız ve mantıksız görünse de öğrenmenin sağlanmasında büyük önemi olduğu anlaşıldı. Araştırmacılar matematiksel hikaye anlatımında, örneğin kelime oyunlarında, vücudu kullanmanın matematik hakkındaki düşüncelerde değişiklik olduğunu gözlemlediler. Chicago Üniversitesi Psikoloji profesörlerinden Sian Beilock bu durumu “Vücudumuzu anlatımımızla bağlantılı olarak kullandığımızda daha zengin ve daha bütünsel bir anlama gerçekleşiyor.” şeklinde ifade ediyor.

Sian Beilock konuyu bir kelime oyunu içeren bir problem üzerinde değerlendiriyor:

Bir hayvanat bahçesinde iki su aygırı ve iki timsah vardır. Görevlilerden Pete bunları aynı anda beslemektedir. Pete her su aygırına yedişer balık vermekte, timsahlara ise dört tane vermektedir.

Üçüncü sınıf öğrencileri ile yapılan deneyde öğrenciler iki gruba ayırıldı. Bir grup problemi doğrudan ikişer kere okudular. Diğer grup ise problemi okur gibi canlandırdı, fiziksel olarak balıklarla su aygırlarını ve timsahları besliyormuş gibi yaptılar. Her iki gruba da, Pete ‘in hayvanları beslemek için kaç balık tükettiği sordu.

Ve Sian Beilock ‘un vardığı sonuç:

Soruyu canlandırarak okuyan grup problemin çözümünde çok daha başarılı oldular. Problemi okuyan çocuklar sonucu 11 olarak buldu ve sorudaki “her” ifadesini gözden kaçırdılar. Canlandırma yapan grup ise her bir su aygırına balıkları veriyor gibi yaptığından, bu hareketlilik onların doğru sonuca varmalarını sağladı.

Beilock, bu deneydeki önemli noktayı “Hareketlerin kelimelerle eşleştirilerek yapılması sayesinde hareketlerin öğrenmeye rehberlik edebilmiş olmasıdır. Öğrenciler canlandırma yaptıktan sonra bu işlemi kafalarında tamamlamış, öğrenmeyi davranışa dönüştürmeyi başarmışlardır.” şeklinde tanımladı.

Hareketlerin Öğrenen Beyne Etkisi

Bilimsel çalışma tarzı, insanlık tarihinde çok eski zamanlarda kendine yer buldu, ancak günümüzde mükemmel ve fonksiyonel bir öğrenme için artık daha fazla akademik yetenek gerekmekte. Ve bu durum insan beyni için henüz yeni sayılacak bir ihtiyaç. Nörologlar insan beyninin öğrenme şekliyle ilgili yaptıkları araştırmalarda, yeni yetenek ve eğilimlerini keşfettiler. Ve bu öğrenme şekillerinin beynin aynı zamanda vücut hareketlerini kontrol eden bölgesinde yer aldığını tespit ettiler. Bu çalışma öğrenme süreçleri ve ortamları ile insan vücudu arasındaki bağlantının aydınlanmasında çok yardımcı oldu.

“Somutlaştırarak Öğrenme”

Bu çalışmalar neticesinde “Somutlaştırarak Öğrenme” kavramı (Embodied Learning) ortaya çıktı. Maria Montessori hafıza ve vücut kasları arasındaki bağlantıya ilk defa Secret of Childhood kitabında dikkat çekti: “Dışarıdan gelen etkileşimlere göre değişebilen hareket veya fiziksel aktivite entellektüel gelişimde önemli bir faktördür. Gerçek anlamda iletişimle oluşan direk hareket fikirlerin gelişimini etkilemektedir.”

Somutlaştırarak öğrenme, özellikle ilk ve orta okul kademelerinde etkili bir öğretme metodu olarak gün geçtikçe yerini sağlamlaştırmakta. 21. yüzyıl becerilerinin kazandırılmasında bedenen ve zihnen öğrencilerin eğitim sürecine dahil edilmesi, vazgeçilmez metodlar arasında yer edinmeye devam etmekte.

Yeni nesil sınıflarda hareketli ders ortamları oluşturarak başarılı bir öğrenme sağlamak böylece mümkün. Özellikle birinci kademe için yapılan ders planlarında  bu durumu dikkate alarak hareket eden öğretmenler için, kıpır kıpır sınıflarda verimli bir ders yapmak gayet kolay. Özetle artık sınıfların askeri disiplinle susturulmuş çocuklardan oluşması gerekmiyor.

 

 

Einstein’dan Öğrencilere Ders

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Eğitim Teknolojileri Zirvesi’ne hologramla katılan ünlü fizikçi Albert Einstein, hayali özgün fikre dönüştürmeleri konusunda nasihat etti. Sosyal medyanın altın çağını yaşadığını belirten Einstein, selfie çektirmeyi de ihmal etmedi.

Türkiye’de ilk kez Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) tarafından düzenlenen Eğitim Teknolojileri Zirvesi, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Zirveye; İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, eğitimciler, teknoloji şirketleri, girişimciler, yöneticiler ve öğrenciler katıldı. Zirvede ünlü fizikçi Albert Einstein, hologram sistemi ile sahne aldı. Teknolojinin eğitimdeki katkısından söz eden Einstein, yeni çağda hayal gücünün özgün fikre dönüştürülmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Öğrencilere seslenen ünlü fizikçi Einstein, “Hayal etmek çok önemli. Hatta günümüzde hayal gücümüzü özgün fikre dönüştürmek daha da önemli. Zekanın göstergesi sadece bilgi değil, Teknoloji sizin en büyük yardımcınız. Ölçme, değerlendirme ve teknolojiyi birleştiren eğitim çözümleri önem kazanacak. Sizler de geleceğinizi oluşturmaya bugünden başlayacaksınız. Teknolojiyi eğitimin kişiselleştirilmesi için kullanın” diye konuştu.

Einstein, Selfie Çektirdi

Öğrenmenin teknoloji sayesinde artık her yerde gerçekleştirildiğine dikkat çeken Einstein, gençlere, “Okuyun araştırın merak edin ve sorgulayın. Benim yaşadığım çağda bilgi önemliydi, şimdi bilgiye nereden ulaşacağımız çok önemli. Teknoloji amacınız değil, aracınız olsun” dedi.

Sosyal medyanın altın çağını da yaşadığını belirten ünlü fizikçi, sunucuyla selfie çektirdi. Meşhur dil çıkarma pozunu veren Einstein, salonda bulunanların fotoğrafı tivit atmalarını istedi.

Eğitim Teknolojilerinde En Önemli Unsur İnsan Faktörü

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, teknolojinin eğitim sistemini dönüştürdüğünü ifade ederek, eğitimi teknolojiyle bütünleştirerek, öğrencilere aktaracak öğretmenlerin sayısının az olduğunu söyledi. Muammer Yıldız, eğitim teknolojilerinde en önemli faktörün insan unsuru olduğunu belirtti.

Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek de yaptığı konuşmada, “Türkiye’deki eğitim sistemi dünyada 19’uncu yüzyıl eğitim sistemi anlayışı öğrenmeden geçiyor. 21’inci yüzyıl eğitim sisteminde sonuç odaklı bir eğitim sistemi var. Türkiye 19’uncu yüzyıl eğitim sistemiyle yıllarca oyalanıp durdu. 20 yüzyılın eğitim sisteminin hiç yaşamadık. 21’inci yüzyıl eğitim sistemine çok hızlı girdik” dedi.

Altyapımız Çok Ciddi Sıkıntılar İçinde

Rektör Yüksek, teknolojiyi doğru bir şekilde kullanıp, aktaran yetişmiş insan sayısının az olduğuna dikkat çekerek, “Fatih projesi, sayın başbakanın belki de ileriyi görmek açısından çok önemli bir proje. Ama bunun altyapısının oluşturulması ve faaliyete geçilmesi bir o kadar da güç. Bizim altyapımız, eğitim ve öğretim kadromuz, yetişmiş insan kaynağımız bu işi sağlama açısından çok ciddi sıkıntılar içerisinde” diye konuştu.

Sosyal Medya Uzmanları Zirvede

Gün boyu devam edecek olan zirvenin sosyal medya oturumunda, “Takipçin Kadar Konuş!” İsimli panelde twitter fenomeni Odun Herif, “Nasıl kişisel marka olunur? Kitle nasıl harekete geçirilir? İtibar, kriz ve algı yönetimi nasıl yapılır?” gibi konulara değinirken, Yıldız Teknik Üniversitesi Basın Danışmanı ve Sosyal Medya savaşları kitabının yazarı Ümit Sanlav, sosyal medya bağımlılığına dikkat çekecek. Teyfur Erdoğdu ve Yalçın Arı gibi yayıncı ve Sosyal medya konusunda uzman isimlerin de tecrübe ve gözlemlerini aktaracakları etkinlik için, oluşturulan #ETZ14 hashtag’i ile gün boyu paylaşımlar yapılacak.

Somalili Ailelere Yardım Edilecek

Eğitim Teknolojileri Zirvesi’nde çalıştay ve panellerin yanında fuaye alanında sokak çocuklarının eğitimi ve sosyal alanda umudu olan “Umut Çocukları Derneği” kermesi yer alacak. Aynı zamanda Hayvan Hakları Federasyonu işbirliği ile açılacak stantta sokak hayvanları için yardım toplanacak, hayvan hakları konusunda bilgilendirme yapılacak. Sosyal sorumluluk açısından etkin olan zirve sonunda Soma’daki maden faciasında hayatını kaybeden 301 madencinin ailelerine yardım yapılacak.